O/da
Asansör, kata gelmek üzere. İnip çıktığı katları gösteren ışıltılı kırmızı panoda rakamlar ilerliyor. Boydan boya camlı otelde kamburu andıran bir çıkıntıydı asansör. Sokaktan bakınca, ağır ağır tırmanışında fark ettim. Onuncu kat koridorda ilerliyorum. Önlerinden geçerken sağlı sollu odalarda kimsenin kalmadığı şüphesi bana eşlik ediyor. Kapı numaralarını okuyorum. Yıllardır odalarda varolmuş da artık kaybolmuş sesleri parça parça kafamın içinde bekletir gibiyim. Ne çok ses vardı eskiden. Kendimden biliyorum. Artık herkes içinden konuşuyor. Nihayet koridorun sonunda odama yaklaşıyorum. Hakkımda tek kelime bilmeyen kapı kilidinin açılması için anahtar kartımı okutuyorum. Karanlık zihninde geçmişe ait ne varsa silmek için yapıyorum bunu. Kendimi tanıtıyorum. Kendimi tanıtarak geçmişi yok etme bencilliği. Çünkü beni tanımazsa odama almayacak. Tek kişilik odada kadife güneşlikler eteklerini yere bırakıp kapanmış. Güneşin heyecanını zeminde solduran bir rengi var halının; gri, dumanlı...